Nedir.Org *
Sponsorlu Bağlantılar
crazy laz

Sevgi Nedir Nedir

Sponsorlu Bağlantılar

Resim Ekle Dosya Ekle Video Ekle Soru Sor Bilgi Ekle
Sevgi bir duygu çeşididir. Kısaca ilgi göstermeye yönelten duygu anlamına gelir. Birçok anlamı içinde barındırır. Kardeş sevgisi gibi, şefkat; yemek sevgisi gibi, zevk; spor sevgisi gibi, tercih; ya da etkilenme, eğilim, düşkünlük, meyil, hayranlık, tutkunluk, bağlılık, dostluk, ilgi vs. anlamları vardır. Biz burada sevgiyi genel anlamda sorgulayacağız. Herhangi bir şeyi neden severiz? Sevmek nedir? Sevgi nasıl olur? Bir şeyi sevmek, onun varlığını istemek ne anlama gelir?

Bu yazıyı okuyanların varlık nedeni sevgidir. Annelerimiz, babalarımız birbirini sevmeseydi var olmazdık. En azından anne veya baba, biri sevmiş olmalı ki hayata gelmemiz için gerekenler yapılsın. Bazen iki taraf da sevmemiş olabiliyor. Sevgisiz birliktelikler de var. Burada da başka bir bakış açısı devreye giriyor. Evrensel sevgi, yani felsefenin asıl ilgi alanı olan genel-geçer sevgi anlayışı. Göreli- günlük sevgi anlayışı yerine var olan her şeyin temelindeki sevgi.

Yaşayan her şey sevgi ürünüdür. Yaşayan derken, cansız varlıkları dışlamıyoruz. Bu bir dil yetersizliği, aslında her şey canlı ve yaşamakta. En basit kum tanesi bile trilyonlarca atom içeriyor. Atom dediğimiz de, her şeyin yapı taşları olan küçük “canlı”lardır. Atomlar elementlerin küçük birimleridir ve birer sevgi ürünüdürler. Atomun çekirdeğinde proton ve nötronlar bulunurken, çekirdeğin çevresinde elektron bulutu vardır. Bunların farklı sayıdaki birleşimleri elementleri, elementler de bizleri meydana getirir. Atomları da bazı parçacıklar meydana getirir. Kuarklar, leptonlar, bozonlar gibi parçacıklar atomları oluştururken, kendilerinin de bazı parçacıklardan oluşması muhtemeldir. Uzun lafın kısası, bizi oluşturan temeller sevgiyle örülmüştür. Sonsuza dek uzanan birleşimler zincirinin ürünüyüz. Kuark, bozon, proton, element, bileşik, doku, organ, insan birbiriyle kaynaşmış yapı taşlarından oluşur. Onlar birbirini sevmese, birlikte olmasa görünürdeki şeyler olmazdı.

Küçük yapı taşlarından bahsetmişken, büyük yapı taşlarını da unutmamak gerekir. Bireyler aileleri meydana getirir. Ailemizi severek insanın bize yakın kısmında sorumluluk üstleniriz. Hayatı sürdürmek için kendimize yakın kimseleri severiz. Bu hayati bir iştir. Sevgi olmasaydı, birey olmazdı, toplum olmazdı, insanlık ve hayat olmazdı. Büyük ailemiz toplum da sevgiyle örülmüştür. İnsanlar birbirini sevmeseydi toplumsal iş bölümü olmazdı. Sevgi sayesinde insanlar bir işte çalışarak diğerlerine yardımcı oluyor, diğerleri de onun ihtiyaçlarını sağlıyor. Bu sayede doğadaki mücadelemiz barışçıl bir hale gelebiliyor. Tek başımıza güvenlik, barınma, beslenme ile uğraşmıyoruz; toplum olarak birlik olup iş bölümü yapıyoruz.

Sonsuz sevgi zinciri böylece devam ediyor. İnsan olmak da canlılığın bir parçasıdır. Yediğimiz her şey canlıdır. Diğer canlılar sayesinde yaşıyoruz. Bitkiler sayesinde nefes alıyoruz. Buna karşılık onların soyunu kurutarak kendi sonumuzu da hazırlıyoruz ama bu insanın hatalarıyla ilgili bir konu. Neyse ki biz yakın zamanda yok olsak da, canlılık, varlık yoluna devam edecek. İnsanların küçücük bir parçası olduğu Dünya, ve onun da lafı bile edilemeyecek küçüklükte bir parçası olduğu galaksimiz, onun da parçası olduğu milyarlarca galaksiden oluşan evren sürüp gidecek. İnsan sevgi sayesinde edindiği zenginliği kendini yok etmek için harcasa da, bu büyük sevgi zincirinde lafı edilemeyecek küçüklükte bir kayıp olacak.

Mevlana felsefesine göre madde, ilahi olana ulaşmak için “aşk” adlı evrensel bir dürtüye uyar. Bunun için zamanda evrim geçirir. “İlahi ben” dediği hedefe ulaşmak için aşk hisseder. Burada bahsettiğim aşk anlayışına benzer bir anlayışı onun eserlerinde okuyabilirsiniz. Ya da herhangi bir dini metni alıp içinde ne kadar sevgi dolu sözcük olduğuna şaşırabilirsiniz. Şaşırmak gereken bir şey daha var. Yukarıda da bahsettiğim gibi: iyi zenginliğimizi, yok etmek için kullanmamız. Neredeyse tamamen sevgi hikayeleri ile donatılmış dini kitapların bugün nasıl bir nefret aracı olduğunu fark edebilirsiniz. İnsanlar birbirine merhamet ederek, anlayarak, severek, işbirliği yaparak toplumlar oluşturmuştu. Sonra ipin ucunu kaçırdık ve bu özelliklerimizi sömürü için kullanmaya başladık. Din, bilim, felsefe hep iyi başlayıp kötü bitmeye mahkum hale geldi. İnsanların en büyük düşmanı aynı dindeki farklı bir mezhep oluverdi. Aynı dinden olmayı bırakın, aynı toprağın çocukları düşman oldu.

Sevgisizliğin nedenini sorduğunuzda tarihi bir olay, bir ifade, ya da anlayış farklılığı öne sürülüyor. İşte burada felsefe ihtiyacı doğuyor. Sorgulamayan, düşünmeyen insanlar, kötü insanlarca nefretle dolduruluyor. Ona anlatılanla yetinen insanlar, zararlı bir şey yapmasa dahi cehalete ortak oluyor. Hayatın kimseye düşmanlık yapamayacak kadar geçici bir yer olduğunu fark edemiyor. Halbuki evrenin temel nedeni, sevgi, her yanımızdayken; nefret aramak neden? Tek yapacağımız şey, nefret veren her şeyi sorgulamak. Böylece varlığımızı tehdit eden herhangi bir unsura dahi sevgi ile yaklaşabilecek, hepimizin ortak yanı olan sevgi ile, nefretin verdiği aşırı stres ve doluluk olmadan herkes için iyi olanı düşünebileceğiz.

Sevgi Nedir Resimleri

Sevgi Nedir Sunumları

Sevgi Nedir Soru & Cevap

Bu yazı hakkında ilk soru soran sen ol..

Sevgi Nedir Ek Bilgileri

Bu yazıya sende yeni bilgi ekleyerek gelişmesine yardımcı olabilirsin..

Sponsorlu Bağlantılar
Yazı İşlemleri
İlgili Yazılar
Sen de Ekle

Sende, bu sayfaya

içerik ekleyerek

katkıda bulunabilirsin.

(Resim, sunum, video, soru, yorum ekle..)

Bir şey Unutmadın mı ?

Bizi sonra tekrar bulmak için sitemizi aşağıdan beğenmelisin